ÇEVİRİ

13 Aralık 2015 Pazar

YİRMİ BEŞ YIL SONRA

Şimdi bunların üstünden yirmi beş yıl geçmişti.Bu yaşananlar ona rüya gibi geliyordu.Şimdi annesi,babası,dadısı ve Hasibe hepsi vefat etmişti.Cemil Bey çok uzaklardaydı.Çünkü bir sultan onunla evlenmek istemiş,o da evlenmemiş,babası da bu yüzden sürülmüştü.Bu yüzden halası ve Münire çok üzülmüşlerdi.Münire'nin babası bu sürgünün engeli için elinden geleni yaptı fakat kâfî olmadı.Hakkı Bey'in sürüldüğü yıl kış gelmişti.Yanında da Münire'ye bir sürü kötü ihtimal getirerek.Çünkü babası daha Rüknettin Bey meselesini halletmiş değildi.Zannediyorum ki önceki bölüm yaptığım tahim bu bölüm tuttu.Münire'nin mutluluğu hiç de uzun sürmedi.Ardından ilkbaharda Hasibe vefat etti.Artık halası onsuz yapamıyordu.Bundan sonra Münire kışın iki konak yazın iki yalı arasında gidip gelerek yaşıyordu.Cemil Bey'in gidişinden sonra Münire âdeta hayata küsmüş hatta intihar etmeyi bile düşünmüştü.

  Nafi Molla'dan boş kağıdını alır almaz halasının yanına koşup artık Cemil Bey'le evlenebileceğini ve ona mektup yazmak istediğini söyledi.O da Cemil Bey'in gelmesini beklemesini söyledi çünkü nerede olduğunu bilmiyorlardı bunun sebebi ise Cemil Bey'in bulunduğu yerden taşınmış olmasıydı.Taşındığı yeri öğrendi Münire fakat bir de Cemil Bey'in çoluk çocuğa karıştığını.Artık kendini yaşlı hissediyordu.Yine hep Cemil Bey'i düşünüyordu.

  Münire'nin babası ölünce tek derdi annesi olmuştu.Bence Cemil Bey'i unutmasa da onun için bir kafa dağınıklığı oldu babasının ölümü.Bu sıralarda annesi de babası gibi yatağa düştü.Fakat iyi olduğunu söylüyor Münire'yi kânî etmek için türlü çabalara giriyordu.Ama bir gece hayata gözlerini yumdu.Beni güldüren bir ayrıntı da şu annesinin ölürken "hiç bir şeyim yok"demesi.Münire o zaman halasında kalmaya başladı.Bir zaman da yalıları yandı ve tüm anılar yok oldu. O anılar sadece Münire'nin kafasındaydı.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder