ÇEVİRİ

14 Aralık 2015 Pazartesi

Beni görmek demek mutlaka yüzümü görmek demek değildir. Benim fikirlerimi, benim duygularımı anlıyorsanız ve hissediyorsanız bu yeterlidir.M.K.A

KİTAP BİTTİ...

Bu gün yayın için son gün ve bu benim son yayınım.Bu yayında kitabı nasıl bulduğumdan bahsedeceğim.Kitap başlarda bana çok sıkıcı geliyordu fakat ilerledikçe insanı içine alan bir havası var.Kitapta en çok orta kısımları sevdim.Yani Münire'nin inişli çıkışlı duygular ve her an farklı bir olay yaşadığı kısımları.Bu kısımlar sanki bir polisiye romanı,entrikalı bir hikayeyi anlatıyordu.Bana en çok Cemil Bey ve Münire'nin kararlı yapılarını sevdim.Bir şeyi hayal ettiklerinde onun peşinden koşuyor ve yapana kadar da onun peşinden ayrılmıyorlar bu beni etkileyen yegane olay.Buraya kadar her şey çok güzel fakat şimdi bir de kitabın eksikliklerinden birini söylemeden de geçemeyeceğim.Bu eksiklik kitabın sonunda.Kitabın iç gidişatı çok güzel fakat sonu da bir o kadar saçma.Olaylar ne kadar da heyecanlı ve güzel gelişirken sonunun ayrılıkları bitmesi beni gerçekten üzdü.Böyle bir kitaba bu sonu yakıştıramadım.Ama olsun her şeye rağmen kitap çok güzeldi.bu kitabı okumak benim için büyük bir zevk oldu.

HEP O ŞARKI FAKAT BÖLÜMÜNE DEVAM

Geçen yayınımda soru halinde bıraktığım ayrıntıyı öğrenmeye geldi sıra.O şarkıyı söyleyen kimdi?Tabiki Cemil Bey'di.Yoksa Münire neden bu kadar heyecanlanacaktı.Neden bayılacaktı ki.Fakat bayılmasının da bir sonucu vardı.Herkesten çok utanıyordu ertesi gün.Halasının bile yüzüne bakamıyordu utançtan.kim bilir nerelere yayılmıştı bu haber.Halası Münire'ye Cemil Bey 'in o günkü halini anlatıyordu.Ne durumda olduğunu haber veriyordu.Cemil Bey sanki ölü gibiydi. Bir gün Cemil Bey Kanlıca'daki yalıya çıkagelmişti.Hemen camlı sofaya alındı.Yıllar ardsından Münire'nin onunla görüşmesi tekrar gerçekleşecekti.Münire sofaya girdi ve Cemil Bey'i tam da halasının anlattığı gibi buldu.Halası ve Cemil Bey biraz sohbet ettiler.Cemil Bey Münire'in halasından Pakize Hanımlardan yardım rica etmesini istedi.Böylece ne kadar zor durumda kaldığını belli etmiş de oldu.Bu sohbet esnâsında hala onları bir an yalnız bıraktı.Aralarında uzunca süreler sükût oldu.Ardından hala geldiği için hiç konuşamadılar.Zaten Münire o günden sonra Cemil Bey'i hiç görmemişti.Bizimle sohbet kıvamında konuşan Münire artık hayattan umudu kesmiş ve ölümü bekliyor sanki.Cemil Bey'e Pakize hanımlardan dava için de iş açısından da yardım geldi.Cemil Bey biraz olsun rahatlamıştı. Kitabın sonunda Münire hiç bir yere çıkmak istemeyişinin kuvvetini,kendini Cemil Bey'in haremiyle kıyaslayarak yapıyor.Hiç kimse ile görüşmek istemeyişini de bildiriyor kitabın sonunda.

13 Aralık 2015 Pazar

HEP O ŞARKI FAKAT...

Nice sıkıntıdan sonra Münie'nin halası isyan bayrağını çekmişti.Allah'a hep dualar ederdi Münire için.Zaten yanında bir halası,dert ortağı,sırdaşı kalmıştı.Ruhu manen çok zayıflamıştı.Hiçbir şey hissedemez hale gelmişti.Halası on bir gün Pakize Hanım denen komşusunun evindeki saz gecesine götürdü bu gecede Münire'nin sevdiği şarkıyı istek yaptı ve Münire'den dinlemesini rica etti.Münire dinledive bu makam tanıdık geliyordu.Sanki Cemil Bey'in makamıydı.Fakat ses onun değildi.Söyleyenin kim olduğunu sordu ve Pakize Hanım 'dan aldığı cevap onu çok sarstı.Bu şarkıyı söyleyen kimdi?Artık bir sonraki yayında kitabı bitireceğim fakat bu son bölümün sonunda ne olacağını kestiremiyorum.Çünkü olaylar çok beklenmedik gelişiyor.

YİRMİ BEŞ YIL SONRA

Şimdi bunların üstünden yirmi beş yıl geçmişti.Bu yaşananlar ona rüya gibi geliyordu.Şimdi annesi,babası,dadısı ve Hasibe hepsi vefat etmişti.Cemil Bey çok uzaklardaydı.Çünkü bir sultan onunla evlenmek istemiş,o da evlenmemiş,babası da bu yüzden sürülmüştü.Bu yüzden halası ve Münire çok üzülmüşlerdi.Münire'nin babası bu sürgünün engeli için elinden geleni yaptı fakat kâfî olmadı.Hakkı Bey'in sürüldüğü yıl kış gelmişti.Yanında da Münire'ye bir sürü kötü ihtimal getirerek.Çünkü babası daha Rüknettin Bey meselesini halletmiş değildi.Zannediyorum ki önceki bölüm yaptığım tahim bu bölüm tuttu.Münire'nin mutluluğu hiç de uzun sürmedi.Ardından ilkbaharda Hasibe vefat etti.Artık halası onsuz yapamıyordu.Bundan sonra Münire kışın iki konak yazın iki yalı arasında gidip gelerek yaşıyordu.Cemil Bey'in gidişinden sonra Münire âdeta hayata küsmüş hatta intihar etmeyi bile düşünmüştü.

  Nafi Molla'dan boş kağıdını alır almaz halasının yanına koşup artık Cemil Bey'le evlenebileceğini ve ona mektup yazmak istediğini söyledi.O da Cemil Bey'in gelmesini beklemesini söyledi çünkü nerede olduğunu bilmiyorlardı bunun sebebi ise Cemil Bey'in bulunduğu yerden taşınmış olmasıydı.Taşındığı yeri öğrendi Münire fakat bir de Cemil Bey'in çoluk çocuğa karıştığını.Artık kendini yaşlı hissediyordu.Yine hep Cemil Bey'i düşünüyordu.

  Münire'nin babası ölünce tek derdi annesi olmuştu.Bence Cemil Bey'i unutmasa da onun için bir kafa dağınıklığı oldu babasının ölümü.Bu sıralarda annesi de babası gibi yatağa düştü.Fakat iyi olduğunu söylüyor Münire'yi kânî etmek için türlü çabalara giriyordu.Ama bir gece hayata gözlerini yumdu.Beni güldüren bir ayrıntı da şu annesinin ölürken "hiç bir şeyim yok"demesi.Münire o zaman halasında kalmaya başladı.Bir zaman da yalıları yandı ve tüm anılar yok oldu. O anılar sadece Münire'nin kafasındaydı.